Tövbe Ve Önemi.

” Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâlâ Hazretleri sizi helâk eder ve yerinize günah işleyecek ( Fakat tövbeleri sebebiyle ),  ağrifet edeceği kimseler yaratırdı. ” ( Müslim, Tövbe 9 )

İnsan, Mükellef ve imtihana tabi bir varlık olduğundan günah işleyebilecek bir şekilde böyle bir temayül üzere yaratılmıştır. Nakletmiş olduğumuz Hadis-i Şerif, Bu hakikate dikkat çekmektedir. Bu sebeple, lügatte ” Geri dönmek, Dönüş yapmak ” dini ıstılahta  ise ” dinde, sakınılması gerektiği beyan edilmiş şeyleri terk edip övgüye layık olanlara yönelme ” anlamlarına gelen tövbe bir müminin rabbiyle arasında olan en mühim mefhumlardan biridir.

Kur’an-ı Kerim’de, Allah Teâlâ’nın affedici ve bağışlayıcı olduğuna dair yer alan vurgular ve ” ğafûr, ğaffâr ve tevvâb “ gibi ism-i şerifleri, tövbe ile ilgilidir.

Bu anlamda Peygamberler ( Hepsine selam olsun ) günahtan korunmuş kimseler olduklarından farklı bir konumdadırlar. Buna rağmen en çok tövbe edenler ve sakınanlar yine onlar olmuştur. Onların tövbesi günah sebebiyle değil; normal insanlar için kusur sayılmayacak, insani bir takım davranışları sebebiyledir.

Tövbenin kabulü için hakiki bir pişmanlık, tövbe edenler günaha bir daha dönmemek üzere sebat ve eğer kul haklarına yönelik bir günah söz konusu olmuşsa, o hakların telafisi lazımdır. Tövbe eden bir kimse halini düzeltmeli ve eski hayatına geri dönmeme konusunda özverili olmalıdır.

 Şüphesiz imanlarının arkasından küfreden, sonra da küfrünü artırmış olanların tevbeleri asla kabul olunmaz. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.                                                                                              (Al-i İmran, 90 )

Tövbelerin kabul mercii yalnızca Allah Teâlâ’dır. Tövbesi kabul edilecek olanlar da Allah Teâlâ’ya hakkıyla iman eden, şirkten ve küfürden uzak olanlardır.

Şirk ve küfür içinde bulunanların tövbesi  asla kabul edilmeyecektir.

Cevap Yaz