Sünnet Olmadan Kur’an Anlaşılabilir Mi?

Kur’an-ı Kerim lafız ve mana bütünlüğü açısından eksiklik ve noksanlıktan uzak, edebi yönüyle de mucizevi bir kitaptır ve Allah-u Teâlâ’nın indirdiği şekilde muhafaza edilmiştir. Bununla beraber Kur’an-ı Kerim bir anayasa misali, İslam’ın temellerinin ve genel prensiplerinin yer aldığı bir kitaptır. Onun açıklaması ve birçok hükmün beyanı, Peygamber Efendimiz’e ( sallallahu aleyhi ve sellem ) havale edilmiştir. Bunun hikmetlerinden biri de, ezberlenmesinin kolay kılınmış olmasıdır. Tafsilatın tamamının Kur’an-ı Kerim’de yer alması demek, onlarca cilt olmasına ve ezberinin zorlaşmasına sebep olurdu. Onun tilâveti ve ezberlenmesinin ibadet oluşu bu açıdan ayrıca önemlidir.

Kur’an-ı Kerim’de de Peygamber efendimiz’e  ( sallallahu aleyhi ve sellem ) uymamız ve hakemliğine başvurmamız emredilmiştir. Onun sözleri Kur’an-ı Kerim’de yer almadığına göre açıklama ve tatbikatının aranması gereken adres sünnet-i seniyyedir. Sünnet-i seniyye bize hadis-i Şerifler yoluyla intikal etmiştir. Peygamber efendimiz  ( sallallahu aleyhi ve sellem ) henüz hayattayken başlayan hadis rivayeti faaliyeti hadis kitapları oluşuncaya kadar kesintisiz devam etmiş ve hadisler kayıt altına alınmak suretiyle sonraki nesillere ulaşmış ve böylece günümüze kadar gelmiştir.

Dinin anlaşılması ve yaşanması konusunda Allah Teâlâ’nın murâdı böyle olduğundan bu durumun Kur’an-ı Kerim için bir eksiklik teşkil ettiği söylenemez.

Cevap Yaz