Sultan Mahmudu Etkileyen Söz

Gaznelilerin en büyük ve en dirayetli hükümdarı olan Gazneli Mahmud, İslâm’ı yaymak için Hindistan’a defalarca seferler düzenlemişti. Sultan Mahmud, Allah dostlarına hürmet eder, din ve ilim ulularıyla görüşür, hiç erinme­den ziyaretlerine gidip onların tavsiyelerine göre hareket etmeye çalışırdı,

Bir gün vezirleri ve kumandanları ile birlikte zamanın tanınmış evliyasından Şeyh Ebu’l-Hasen-i Harkânî Hazretlerinin ziyaretine gitti. Adamlarından bazı­ları önceden gidip Şeyh Efendi’ye, “hükümdarın kendisini ziyarete gelmekte ol­duğunu, bu sebeple onu yolda karşılaması gerektiğini” söylediler.

Hasenü’l- Harkânî Hazretleri o sırada murakabeye dalmıştı, bu sözlere hiç aldırmadı bi­le, tavrını da hiç bozmadı, Hükümdar ve adamları dergâhın kapısına kadar gel­diklerin de, baş vezir hemen önden dergâha girip Şeyh Efendiye rica etti:

– Ey Maneviyat Sultanı! Hiç değilse bu değerli hükümdarı odanızın kapısın­da karşılayın!

Hasenüt-Harkânl Hazretleri yine hiç oralı olmadı, yerinden dahi kıpırdama­dı. Bunun üzerine vezir telaşlandı. Çünkü koskoca sultan geliyor, fakat Şeyh Efendinin hiç umurunda bile değildi. Hadi padişahı yolda karşılamamış!!. Bari dergâhın kapısında ayakta karşılasaydı.

İşte bunun için çare aradı ve ancak âyetle onu ikna ederim diye düşünerek:

“Ey iman edenler! Allah’a itaat «dip °eygambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin” (Nisa: 59] âyeti kerimesini okuyup:

  • Şeyh Efendi» hiç olmazsa bu âyeti kerimeye riâyet kabilinden sultanı karşı­lamak için kapıda olsanız» dedi. Tüm bu hengâmede başı önünde gözleri kapa­lı vaziyette Mevlâ ile hemhal olmuş bir vaziyette olan HasanüT-Harkânî Hazret­leri vezirin bu sözleri üzerine mübarek başını kaldırıp dedi ki:
  • Biz» o âyeti kerimede Rabbimizin emir buyurduğu Allah’a itaat ediniz’ kıs­mına o kadar daldık ki» henüz ‘peygambere itaat edin’ emrine bile geçemedik. Herde kaldı ‘hükümdara itaat edin’ emri.,,

İşte o esnada dergâhın kapısından girmekte olan Sultan Mahmud, Şeyh Efendinin bu sözlerini duymuştu. Onun bu tavrı ve sözleri karşısında çok etki­lendi, Ve HasanüT-Harkânî Hazretlerinin başından beri takındığı tavra zerre kadar kızmadığı gibi, hürmetle ellerine sarılıp Onun kıymetli müritleri arasına katıldı. Ziyaretlerini tamamlayıp, yanındakilerle beraber büyük bir saygıyla hu­zurundan ayrıldılar.

 

Cevap Yaz