Ridaniye Zaferi

Memliik Hânedanlığının Osmanlı Devleti’ni engellemeye yönelik tavrı üzerine İslâm târihinde fetih denildiğinde akla gelen ilk isimlerin başında gelen Yavuz Sultan Selim Hân, İslâm ümmetini daha güçlü kılma amacına dönük olarak ,ümmetin bölünüp parçalanması konusunda tehdit olarak görülen tehditleri bertaraf etmek için harekete geçti. Evvela 24 Ağustos 1516’da Mercidâbık ovasında Memlüklerle gerçekleşen savaş kazanıldı. Yavuz Sultan Selim Han Mercidâbık
muharebesinin ardından 28 Ağustos 1516’da Halep’i fethetti. 19 Eylül’de Hama, 21 Eylül’de Humus ve 27 Eylül’de Şâm teslim alındı. Bölgeyi hâkimiyeti altında bulunduran Lübnan emirleri de Osmanlı Devletinin hâkimiyetini kabul ettiler. Yavuz Sultan Selim Hân büyük bir hızla ilerleyerek 30 Aralık’ta Kudüs’ü ve 2 Ocak 1517’de Gazze’yi hâkimiyeti altına aldı.

Yavuz Sultan Selim Hân bugünkü şartlarda bile geçilmesi son derece zor olan ve daha önce hiç geçilmemiş olan Sina Çölünü, Ordusunun beraberinde bulunan ağır toplar ve teçhizâtla beraber on üç gün gibi kısa bir sürede geçmeyi başardı.

Ridâniye zaferiyle yalnızca Memlük ve Osmanlı hânedânlarının târihi değil,
dünyanın târihi değişmiştir. Mısır ve Arabistan Yarımadası da 1516 ve 1517 yılında Osmanlı topraklarına katılan diğer bölgeler gibi Osmanlı hâkimiyetine girdi. Ridâniye zaferinin en önemli netîcesi hiç şüphesiz hilâfetin Osmanlı Devletine geçmiş olmasıdır. 22 Ocak 1517’de Osmanlı Devleti’nin gâlibiyeti, Memlükler’in
mağlübiyetiyle sonuçlanan Ridâniye zaferinin sonucunda Memlûk Devleti tarihe karışmış. 24 Ocak’ta Kâhire’ye girilmesiyle de Osmanlı Devleti açısından Mısır’ın tamamının fethi gerçekleşmiştir.

 

Cevap Yaz