PEYGAMBERİMİZİN HANIMLARI

PEYGAMBERİMİZİN HANIMLARI

Peygamber Efendimizin hayatı boyunca 12 tane evlilik yapmıştır. Bununla birlikte Peygamberimizin bu evliliklerinde bir çok hikmet vardır. Bu ayrı bir başlık konusu olduğu için burada zikretmeyeceğiz. Konumuz olan Peygamber Efendimizin hanımları ve evlilikleri hakkında bilgileri şöyle sıralayabiliriz;

1. İlk Eşi Hazreti Hatice (r.a) Validemiz

Hazreti Peygamber’in (sav) ilk evliliği, Hazreti Hatice validemizle olmuştur. Hazreti Hatice validemizle evlendiğinde, Efendimiz 25, Hatice validemiz ise, 40’tır. Aralarındaki yaş farkı, 15’tir. Hatice validemizin, Hazreti Peygamberimiz için yeri, diğer eşlerinden farklıdır.Efendimizin ilk peygamberlik döneminde yanında olmuş, bütün insanların efendimizi terk edip, alay ettiklerinde O’na teselli vermiş, ilk vahiy gelmesi durumunda böyle bir şeyle ilk karşılaşmanın getirdiği heyecanla efendimizin ürpermesi karşısında tereddüt etmeden şu yatıştırıcı sözleri efendimize söylemiştir:

“Sana müjdeler olsun! Allah’a yemin ederim ki, Allah seni hiçbir vakit utandırmayacaktır. Çünkü sen, akrabana bakarsın, sözün en doğrusunu söylersin, işini görmekten aciz olanların ağırlığını yüklenirsin. Fakire verir, kimsenin kazandırmayacağını kazandırır, misafiri en iyi şekilde ağırlarsın, Hak yolunda zuhur eden hâdiseler karşısında, halka yardım edersin.”

Hatice validemiz, ilk Müslüman olanlardandır. Vahyin onuncu yılında, hicretten üç yıl kadar önce vefat etmiştir. Efendimiz Hazreti. Hatice vefat ettiğinde çok üzülmüştür. Peygamber efendimizin amcası Ebu Talib ile eşi Hatice’nin vefatı gibi üzücü hadiseler peş peşe geldiğinden bu yıla, hüzün yılı denmiştir.

Efendimizin Hatice validemizle evliliği 25 sene sürmüş, İbrahim haricindeki tüm çocukları da Hatice validemizden doğmuştur. Vefatında efendimizin yaşı 50’dir. Hazreti Peygamber efendimiz evliliğinin büyük bir kısmını gençlik ve olgunluk yaşlarını, kendisinden 15 yaş büyük Hatice validemizle geçirmiştir.

2.Hazreti Sevde binti Zem’a (r.a)Validemiz

Sevde binti Zem’a (r.a) da ilk Müslüman olan insanlardandır. Eşi Habeşistan’a yapılan hicretten sonra vefat etmiş validemizde, kimsesiz kalmıştı. Efendimiz, kendisiyle evlenerek, yarasını sardı validemizi perişan olmaktan kurtardı.

Sadece Efendimizin nikâhında bulunmayı düşünen bu yüce validemizin, dünyada dilediği başka şey de yoktu. Efendimizle evlendiğinde yaşı 55’ti. Yaşından da anlaşılacağı üzere, bu evlilikteki gerçek amaç, kimsesiz kalan bir kadının elinden tutarak onu, emin olacağı bir yuvaya kavuşturmaktı.

3.Hazreti Aişe (r.a) Validemiz

Efendimizin bakire olarak evlendiği ilk ve de tek hanımdır. Validemiz daha sonra halife olacak olan Hazreti. Ebubekir’in kızıdır.

Hazreti Aişe validemiz çok zeki nadide bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O nadide değerli olan varlık, ancak peygamber eşi olabilirdi. Aişe validemiz en büyük hadisçi, mükemmel tefsirci ve en değerli fıkıhçı olarak kendini göstermiş, her yönüyle Hazreti Peygamber’i temsil etmeye çalışmıştır.

Efendimizin Hazreti işe ile evliliği, kendisinden ayrılmayan, çektiği sıkıntılara birlikte katlanan, mağara arkadaşı Hz Ebubekir için en büyük hediye olmuştur.

4. Hazreti Hafsa binti Ömer (r.a) Validemiz

Hazreti Hafsa validemiz dul bir kadındır. Eşi Bedir Savaşı’nda şehid olmuş bir mücahittir. Kocasının vefatından sonra yalnız kalmıştır. Babası Hazreti Ömer, önce Hazreti Osman’a evlenmesi için teklif etmiş, O kabul etmemiş, Hazreti Ebubekir’e teklif etmiş, O da kabul etmemiştir. Sonra da bu duruma şahit olan efendimiz çok geçmeden validemizle evlenmek istediğini söylemiş ve de evlenmiştir. Bu evlilik de, zaruri bir evlilik olup, bununla o yüce insan Hazreti Ömer’in gönlü hoş olmuş, eşinin vefatına üzülen ve tek kalan bir hanımın bu yalnızlığı giderilmiş.

5. Hazreti Zeynep binti Huzeyme (r.a) Validemiz

Efendimiz (s.a.v) Hafsa validemizden sonra bu hanımla evlenmiştir. Onun eşide Bedir’de şehit edilmiş Ubeyde b. Hâris’tir. Kimsesiz kalan bu değerli kadının yaşı da 60’tır. Bu zamanında, ona yardım edecek birine çok muhtaçtır. Onu zor durumda gören Peygamberimiz, nikâhlayarak onu yanına almıştır. Evlendikten iki sene sonra da vefat etmiştir.

Altmış yaşındaki hanımla evlilikte dünyevî bir isteğin olması mümkün olmamaktadır. Bu evlilikteki neden, tek kalan bir kadına yardım eli uzatmaktır.

6. Hazreti Ümmü Seleme (r.a) Validemiz

Bu validemiz de ilk Müslümanlardan olup, Habeşistan’a hicret etmiştir. Sonra da Medine’ye hicret etmiş, çok sevdiği biricik eşini Uhud Savaşı’nda şehit vermiştir. Yurdundan, uzak, birçok yetimle, hayat zorluklarını yüklenmiş bu kadına, ilk kez şefkat elini, Hazreti Ebu bekir ve de Ömer uzatmışlar. Fakat bu istekleri reddetmiştir.

Sonrasında efendimiz evlilik teklifi etmiş ve validemiz kabul etmiştir. Böylece yetimleri, bir eve kavuşmuş, babalarının ölümünden dolayı üzüntülerini, efendimiz vesilesiyle unutmuşlardır. Ümmü Seleme validemizde Hazreti Aişe validemiz gibi dirayet ve fetanetli bir kadındı. Efendimizin Altmış yaşına yaklaşmış bir sürü çocuğu olan, dul kadınla evlenmesini hiçbir şeyle açıklayamayız.

7. Hazreti Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r.a) Validemiz

Mekke’de küfrün öncülüğünü yapan Ebû Süfyân’ın kızıdır. Yüce Rabbimiz, gelecekte müminlerin annesi makamına gelecek bu hanıma, imanı nasip etmişti. Mekke’de inancını yaşayamayınca, eşiyle beraber Habeşistan’a hicret etmişti. Fakat bu sırada kocası önce Hıristiyan olmuş, sonra da ölmüş, oda tek kalmıştı. Efendimiz öğrenince Necâşi’ye haber gönderip, kimsesiz kalan bu validemizin kendisine nikâhlanmasını istedi. Durumu öğrendiğinde çok mutlu olan Ümmü Habibe’nin nikâhı, Necâşi yanında kıyılmış.

Peygamberimiz böyle yapmasaydı, tek kalan bu kadın, Mekke’ye gidecek babasının zulümleri karşısında dinini bırakacak, ya da Hıristiyanlardan yardım dileyecekti. Lakin efendimiz sayesinde bu güzel evlilikle en doğru yolu seçmiş oldu.

8. Hazreti Cüveyriye binti Hâris (r.a) Validemiz

Müslümanlar, Müreysi gazvesinde galip olmuş, çok ganimet elde edilmiş, bunun yanı sıra 700 kadar da esir alınmıştı. Esirlerin içinde, Benî Mustalik kabilesinin başkanının kızı olan Cüveyriye de bulunuyordu. Cüveyriye, Hâris b. Dırar’ın kızı idi. Hâris, Mustalikoğulları Yahudilerinin reisi idi.

Cüveyriye önce Musâfi b. Saffan’la evlenmiş, Musâfi, Müreysi Muharebesi’nde ölmüştü. Cüveyriye, Hazreti Peygamber’e müracaat ederek hürriyete kavuşmayı istemiş, Efendimizde onun fidyesini vererek hürriyete kavuşturmuş. Babası kızını götürmek isteyince, o Medine’de kalmayı istemiş, sonrada efendimiz ile nikâhı kıyılmıştır.

Efendimizin bu evliliğinden sonra, Abdulmuttaliboğullarına düşen esirler bırakılmış, diğer Müslümanlar da bu durum karşısında, efendimiz ile akrabalık bağı bulunan bir kabilenin insanları esir edilemeyeceği düşüncesiyle esirleri bırakmışlar. Hazreti Peygamber’in bu evliliği de altmış yaşlarındadır. Bu evlilikte efendimiz önemli bir kabileyle akrabalık olmayı istemiş, birçok esirin bırakılmasını sağlamış, birçok Yahudi’nin İslâm’a girmesine vesile olmuş ve eşi savaşta ölen, bir hanımı, şefkati altına alarak müminlerin anası mertebesine yükseltmiştir.

9. Hazreti Safiyye binti Huyey (r.a) Validemiz

Gerçek adı Zeynep’tir. O zamanda Arabistan’da reislere düşen ganimete Safiyye denilmektedir. Bu hanım da efendimizin düştüğü için Safiyye adını almıştır. Anne-babası, Yahudilerdendi. Babası Nadiroğullarının reisi, annesi de Kureyza oğullarının reisinin kızıydı. Hayber Gazvesi’nde, babası, kocası kardeşi öldürülmüş, kabilesinden birçok kimse esir düşmüştü. Safiyye, validemiz İslâm’a karşı kin ve nefret içindeydi.

Savaştan sonra efendimiz onu nikâhına alarak, yumuşamasını sağladı. Bu evlilikle de Yahudilerin önemli bir kısmıyla akrabalık kurulmuş, Müslümanlığı yakından tanımaları sağlanmıştır.

10. Hazreti Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r.a) Validemiz

Efendimiz İslâm’a davet için hükümdarlara mektuplar gönderiyordu. Mektuplardan birisi de Mısır hükümdarı Mukavkıs’tı. Mukavkıs, elçiyi güzel karşılamış, Peygamberimize hediyelerle beraber iki de cariye göndermişti. Yolda iki cariye, Müslümanlık hakkında bilgi aldıktan sonra, İslâm’ı seçmişlerdi. Medine’ye gelince, Efendimiz Mariye’yi kendisine almıştı. Sonra da azad ederek, onunla evlenmiştir ki, oğlu İbrahim, bu validemizdendir.

Bu evlilik, Mısırlılar üzerinde büyük bir te’sir bıraktı. Müslümanlarla Mısır’daki Bizanslılar arasında çıkan savaşta, Mısırlılar tarafsız kalmış, Bizanslılara arka çıkmamışlardır. Bunun nedenlerinden biri de, kendilerinden olan kadının, Peygamber’le evli olmasıydı.

11. Hazreti Meymûne binti Hâris (r.a) Validemiz

Gerçek adı Berredir, efendimiz tarafından Meymûne olarak değiştirilmiş. Hazreti Peygamber’in son evliliğidir. Hazreti Peygamber’le Müslümanlar, Mekke’ye tavaf için gitmişlerdi. Burada Peygamberimizin amcası Abbas, Meymûne’yle evlenmesini teklif etti. Meymûne, Abbas’ın baldızıydı, nikâh yetkisini Abbas’a vermişti. Peygamberimiz de teklifi kabul ederek, nikâhlandı.

Bu evlilik zamanında Efendimiz, altmış yaşlarındadır. Yine dul kalan bir kadına yardım elini uzatmak ve onu sıkıntılardan kurtarmak için olan bir evlilikti.

12- Hazreti Zeyneb bînti Cahş (r.a) Validemiz

Zeyneb, Peygamberlikten 20 yıl önce doğmuş, Efendimizin halasının kızıdır. İlk iman eden kimselerdendir. Gerçek ismi Berredir. Efendimiz adını Zeyneb olarak değiştirmiştir. Babası Beni Esed kabilesinden Burre, annesi Efendimizin halası Ümeyye binti Abdulmuttalib’tir.

Zeynep validemiz Mekke’den Medine’ye ilk hicret edenlerdendi. Hicret ettiğinde bekârdı. Efendimiz onu evlâtlığı olan Zeyd b. Harise ile evlendirdi. Efendimiz Zeyneb validemiz gibi asil soylu ve güzel birini, azad ettiği hizmetçisi Zeyd ile evlendirmekle bir adım atmak istemişti Ancak toplum etkisiyle olacak ki, Zeyneb ve de kardeşleri öncelerde bu evliliği istemediler. Hür bir kadının, azad edilmiş bir köle ile evlenmesi o günkü geleneğe uymamaktaydı.

Zeyneb, Efendimize, “Ya Rasulallah, ben senin halanın kızıyım, ona varmaya razı değilim, üstelik ben Kureyş’liyim.” dedi. Efendimiz, Zeyd’in İslâm’daki değerini anlattı, anne baba tarafından asil soylu bir kimse olduğunu söyledi. Bu sözlerin üzerine, Ahzab suresinin 36. ayeti indi: “Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” Bu ayet üzerine Zeyneb validemiz, “Ben Allah ve Resulüne asi olamam”diyerek evlenmeyi kabul etmiştir.

Ancak bu evlilik iyi gitmez. Zeyneb validemiz, dinine düşkün Allah’tan korkan bir kadın olmasından, güzelliği, asilliği ile övünüyor, azat edilmiş bir köle olan eşine iğneleyici söz söyleyip yukarıdan bakmaktaymış.

Zeyd, geçimsizliğe dayanmadı. Efendimize giderek boşanmak istediğini söyledi. Efendimiz çok üzüldü. Evliliği isteyen efendimiz idi. Toplumun kötü algılamalarını kırmak istemişti. Her zaman Zeyd’e “Karını tut, boşama” demekteydi. Bu evlilik bir yıl sürdü Zeyd, boşandı.

Hicretin 5. yılında, Zeyneb validemiz, 35 yaşında iken Efendimizle semavi bir akitle evlenmiştir. Bu evlilik olunca münafıklar: “Muhammed, oğlunun karısının haram olduğunu bildiği halde, kendi oğlunun hanımını nikâhladı!” dediler. Bu sebepten Ahzab suresinin 40. ayeti nazil oldu: “Muhammed, hiçbirinizin babası değildir, O Allah’ın Resulüdür ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah ise her şeyi hakkıyle bilir.”

Zeyneb’i evvelde bekâr iken de tanıyan Efendimiz, validemizi Zeyd’le evlendirmeden evvel onunla evlenebilirdi. Bir engeli yoktu. Anlıyoruz ki, bu evliliği yapmasındaki neden toplumda yayılan yanlışların düzeltilmesiydi. Efendimiz hayatı boyunca her şeyin en iyisini ve en doğrusunu yapmıştır.

Cevap Yaz