Pas Alırsın Paklamaz Her Kalaycı

Pas alırsanız yani îtikadda şüpheye düşerseniz, şeyhiniz sizin îtikadının düzeltemez. Kalaycıdır ama sizin pasınızı kalaylayacak kadar kuvveti yoktur. Onun için inkârcılara hiç yüz vermemek lâzımdır. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin bir komşusu hastalandı. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’ni çağırdılar. O da gitti baktı ki, ölüm döşeğinde. Teveccüh etti ona, kalbindeki karanlıktan hiçbir şey gitmedi. Bir kez daha teveccüh etti. Yine bir şey olmadı. Yine teveccüh etti. Yine bir şey olmadı. Demek pası teveccühle temizlenmeyecek kadar kötüydü. Küfür bulaşıkları ve sıfatları ancak cehennem azabı ile temizlenir. O anda ona denildi ki: “Senin teveccühünde kusur yok. Adam ehl-i küfür ile arkadaşlık etmiştir. Onlardan aldı alacağını.” Bundan sonra o şahıs vefat etti. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin cenazesine gideyim mi gitmeyeyim mi? diye şüphe etti. Manada kendisine: “Kalbinde zerre kadar iman nuru görüldüğünden bunun sayesinde cehennemden çıkarılacaktır.” denildi. Bundan anlaşılıyor ki, bir adama kolay kolay kâfir dememeli. Meselâ, yeni yıl gecelerini kutlamak, kâfir işlerini yapmaktır. Fakat bununla kâfir olunmaz. (Mahmud Efendi Hazretleri. Risâle-i Kudsiyye Şerhi) 

Bid’at ehlinden uzak durma konusunda tâbiûn ve tebei’t-tâbiîn âlimleri icmâ etmişlerdir. Bunu büyük imam, İmam Beğavî (Rahimehullâh) şöyle bildirmiştir: “Sahabe, tâbiûn ve onlara tâbî olan sünnet âlimleri , bid’at ehline düşmanlık edip onları terk etmek hususunda söz birliği (icmâ) etmişlerdir.” İslam âlimlerinin büyüklerinden Sufyan es-Sevrî (Rahimehullâh) da bu konunun ehemmiyetini ifade sadedinde şöyle buyurmuştur: “Bir kimseyi Allah için sevdiğinde O kimse İslâm’da olmayan bir şey çıkardığı zaman ona buğz etmiyorsan onu Allah için sevmemişsin demektir.”

Cevap Yaz