Önümüzdeki, İki Yol

Önümüzdeki, İki Yol

Biliyorsunuz, İnsanoğlu iki yoldan birini seçme hakkına sahiptir.

İsterse, inkârı, isterse de, Müslümanlığın simgesi olan imanı seçecektir.

İnkârı, seçen bir insanı zorla Müslüman yapamayacağımız gibi, bu konuda da kendisine baskı yapamayız. Bu esnada dinde zorlama yoktur.

İnsanoğlu, Müslümanlığın simgesi olan, iman seçeneğini seçtiği vakit, İslâmiyetin getirdiği şartlarını da yerine getirmesi gerekecektir.

İmanı, seçen bir insanın, inkârı seçen bir insandan farkı olması gerekmez mi? “

İmanı seçen bir insan, öncelikle, İslâmiyete giriş sağlayabilmesi için, Kelime-i Şehadet getirmesi gerekecektir.

 

Dil ile ikrar edip kalp ile onaylanan bu sihirli kelimenin (Kelime-i Şehadet) oturması için, dinimizin temelini Namaz ile sağlamlaştırdıktan sonra ilk yapacağımız görev erkek olsun kadın olsun gerçekleştireceğimiz, “tesettürdür”.

 

Daha öncede belirttiğimiz gibi, Allah (CelleCelalühu) önce;

 

“Nur Süresi, 30 Ayette” erkek kardeşlerimizi uyaracak. Erkek Kardeşlerimizin harama bakmamaları gerektiğinin uyarısını yaptıktan sonra; 

 

“Nur Süresi 31. Ayette” Bacılarımızın nasıl kapanması gerektiğini emredecek.

 

Bacılarımıza emredilen, Tesettür Ayeti daha geniş olmasına rağmen, asıl tesettürün erkek kardeşlerim ile ilgili olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Aslında bu Tesettür Ayetlerinin, iki cins içinde, etkili olması için;

 

“ KADIN AÇILMAZSA ERKEK BAKMAYACAK, ERKEK BAKMAZSA KADIN AÇILMAYACAK “

 

Maalesef, bacılarımızın ve erkek kardeşlerimizin, bilmeden, araştırmadan söyledikleri bir söz öbeği,

” Biz, belki tesettüre giremiyoruz ama, karşı cins bakmasın ?”

Bu durumda ise, şu soruyu kendimize sormamız gerekecektir.

Biz, kimseler bakmasın diye mi, tesettüre girmemiz gerekecek ? Yoksa; Allah (CelleCelalühu)  emrettiği için mi ?

Cevap, 1. Maddede yazan ise üzgünüz kardeşim, bizi şeytan ele almış ve ” sen tesettür yapmak zorunda değilsin ki, karşı cins sana bakmasın, günahı onundur. ” Vesvesesi ile bize rahatlama tohumları serpiştirmeye başlamıştır.

Biz, bizi yoktan var eden Rabbimiz için tesettüre gireceğiz, başkalarının bakmamaları için değil.

Önce bu noktayı anlamamız gerekiyor. Eğer, Erkek Olsun ( Nur Süresi, 30 ) – Kadın olsun ( Nur Süresi, 31 ),

Eğer ki biz, Bu ayetlere göre tesettürümüzü uygulamıyorsak, Rabbimizin bize emrettiği, Zinaya yaklaşma ( İsra Süresi, 32 ) ayetine rağmen, karşı cinsin          ( Namahrem ) elini tutuyorsak, onunla birliktelik yaşıyorsak, onunla flört adı altına yakınlaşma yaşıyorsak, birde bunun adına AŞK diyorsak,


Demek ki, İmanımız tehlike sinyalleri atmaya başlamıştır.

De ki: «Ey kendi aleyhlerine haddi aşmış kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.» ( Zümer, 53 )

 

NAMAZ VE TESETTÜR, MÜSLÜMANIM DİYEN İNSANOĞLUNUN ZORUNLU VE FEYZ İÇİNDE YAPMASI GEREKEN GÖREVİDİR.

 

Not: Bunları Yapmayan erkek ve kız kardeşlerim. Müslümanlığımızı tehlikeye sokmayalım. Hep beraber tövbe edelim ve bu görevleri Müslüman gururu ile feyiz içinde yapalım. Konumuzun başında dediğimiz sihirli kelimenin ( Kelime-i Şehadet ) Oturması için Namaz ve Tesettür Şarttır. Keyif işi değildir.

 

 

“ Rasûlüllâh’ın hanımlarına, kızlarına uymanın ne kadar gerekli olduğunu ahirete gitmeden anlayacaksınız. “

 [Mahmud Efendi Hz. (KuddîseSirruhû)]

Cevap Yaz