Namaz Ve Dua

Namaz Ve Dua

“(Resulüm!) De ki: «Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!”      [ Furkan Süresi, 77 )

Ayette, denildiği gibi Yüce Mevla’mız (CelleCelalühu), insanoğluna verdiği değeri, duaya bağlamıştır. Ancak, maalesef namazlarımızda ki en büyük eksiklik tesbihat ve dualara bazı insanların katılmamasıdır.

Allah’ımız (CelleCelalühu), bizden duaya kıymet vermemizi istiyor.

Duayı da elde tutabilmek için Allah’ı (CelleCelalühu) unutmayacak şekil de, Allah’ın (CelleCelalühu) ipine sımsıkı tutunmak gerekiyor.

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, ayrılığa düşmeyin ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Sizler birbirinizin düşmanları iken O, sizin kalplerinizde bir uzlaştırma meydana getirdi ve O’nun nimeti sayesinde uyanıp kardeş oldunuz. Bir de siz, bir ateş çukurunun tam kenarında bulunuyordunuz ve O, sizi                    tutup ondan kurtardı. Şimdi Allah’a doğru gidebilmeniz için size ayetlerini böyle açıklıyor.” [ Al-i imran, 103 ]

Bu ayette anlatılan “Allah’ın (CelleCelalühu) ipine sımsıkı sarılın” ifadesi mecazi olup, anlatılmak istenen Allah’ın (CelleCelalühu) emir ve yasaklarına hakkıyla uyulmasıdır.

Bu ayeti, hakkıyla yerine getirmeyi başarabilirsek edeceğimiz dualarında yerine ulaşmasını sağlayabiliriz.

Kıldığımız Namazların içeriğini şeytanın boşaltmaması için, namazımızı, tesbihatla, dualarla kilitlemek gerekiyor.

Çünkü Yaptığımız her duanın sonunda “Sadakallahül’l-Âzim” diyoruz. Yani,  Sadakallahül’l-azim, İslâm dinine göre “Allah (CelleCelalühu) doğru söyledi.” veya bir başka ifade ile “Azim olan Allah (CelleCelalühu) ne güzel, ne doğru söyledi.” Demektir.

Kur’an-ı  Kerim veya fazla ayet okunduğu zaman “Sadakallahül’l-Âzim” denir. Bu tabiri söyleyen kimse, Kur’an’ın hak ve doğru kitap olduğunu, Allah’ın (CelleCelalühu) emir ve yasağının, helal ve haramının, hüküm ve tavsiyesinin, bütün sözlerinin doğru olduğunu ikrar ve ilan etmiş olur.

Fakat tesbihat ve dualara kalmayan güzel insan kapıyı Allah’ın (CelleCelalühu) damgasıyla kapatmadığı için şeytana, acık kapı bırakacak ve gerisini şeytanın merhametine              bırakacaktır.

 

Şeytan da merhamet olmadığına göre, şeytan da namazın içini boşaltmaya başlayacaktır.

Unutmayalım, Namazımızı, Allah (CelleCelalühu) emrettiğinden daha çok, severek kılarsak, tesbihat ve dualara da, severek katılırız.

Çünkü, Allah (CelleCelalühu) bizden Namaz kılmamızı istediği kadar, dua etmemizi, hatta, duada ısrarcı olmamızı istiyor.

Son olarak şunu unutmayalım, Allah’ın (CelleCelalühu) bizim kıldığımız namazlara ihtiyacı yok, O namaz zaten senin borcun, Allah (CelleCelalühu) bizleri, 

 

ISRARLI ETMEKTE OLDUĞUMUZ DUALARIMIZDAN BAĞIŞLAYACAKTIR . (İnşaAllah)

 

 

 

“(Resulüm!) De ki: «Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!”   [ Furkan Süresi, 77 )

Cevap Yaz