Dargınları Barıştırmak.

Mü’minler birbirinin kardeşidir;

iki kardeşin arası açıldığında, diğer kardeşler onları barıştırmalıdır.

Çünkü Müslümanların birbirine küs durması dine zarar verir. Bu sebeple dargınları barıştırmak oruçtan, namazdan ve sadaka vermekten daha faziletli bir davranıştır.

Evet, iki insanın arasını bulmak, başlı başına bir iyilik, bir hayırdır.

Allah Teâlâ iyilik yapmaya çalışanları ödülsüz bırakmayacaktır.

İnsanlar arasında laf taşımayı günah ve çirkin bir davranış kabul eden dinimiz, dargınları barıştırmak düşüncesiyle laf taşımayı, hatta bu maksatla yalan söylemeyi mübah görmüştür.

Dargınları Barıştırırdı

Sevgili Peygamberimiz Müslümanların birbirine darılıp yüz çevirmelerini doğru bulmazdı.

Ashabı arasında kavga edildiğini öğrendiği zaman, “Haydi gidelim, şunların arasını bulalım” diyerek yanına bazı sahâbîleri de alır, oraya gider ve dargınları barıştırırdı.

İnsanların arası bozulduğunda onları barıştırmanın Allah’ı ve Resûlünü memnun edeceğini söylerdi.

Allah Teâlâ da eşler arasında bir anlaşmazlık meydana geldiğinde, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem tayin edilmesini ve hakemlerin, karı kocanın arasını bulmaya çalışmasını tavsiye etti.

Birbirine Darılmamalı

Şimdi Peygamber Efendimizi dinleyelim:

Mü’minler, her parçası diğerine kenetlenmiş binalar gibi birbirine tutkun olmalıdır.

Çünkü onlar birbirini sevmekte, birbirine acımakta ve birbirini korumakta bir vücuda benzerler.

Şeytan; müslümanların kendisine tapmalarından ümidini kesmiştir, ama onları birbirlerine düşürmekten ümidini kesmemiştir; bu sebeple Müslümanların arasını açmaya çalışacaktır.

Müslümanlar şeytanın oyununa gelmemeli, birbirine darılmamalı, darılsa bile üç günden fazla küs durmamalıdır.

Birbiriyle karşılaştıkları zaman biri bir yana, diğeri öte yana dönmemelidir; çünkü dargın olanların en hayırlısı, karşısındakine ilk önce selâm verendir.

Dargın olan iki kişi karşılaştığında biri selam verir, diğeri de alırsa, selâmı veren de alan da sevap kazanır. Kendisine selâm verilen kimse selâmını almazsa, küs olmanın günahını yüklenmeye devam eder; selâmı veren ise sorumluluktan kurtulur.

Küs olanlardan biri selâm verip diğeri almazsa, onun almadığı selâmı melekler alır; selâm almayan kimseyi de şeytan selâmlar; küsler barışmadan ölürlerse, kesinlikle cennete giremezler.

Din kardeşine bir yıl küs duran kimse, onun kanını dökmüş gibi güınaha girer.

Pazartesi ve perşembe günü kulların yaptığı işler Allah Teâlâ’ya sunulur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında, Allah’a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. Meleklere: Şu iki kişinin af işlemini birbiriyle barışıncaya kadar erteleyin’ diye sıkı sıkıya tembih edilir.

Şâban ayının on beşinci gecesinde (Berat kandilinde), Allah Teâlâ bütün kullarını bağışladığı halde, sadece iki grup insanı bağışlamaz; bunlardan biri Allah’tan başkasına Tanrı diye tapanlar, diğeri de dargın olanlardır.

Dargınlığa Meydan Vermemeli

Dargınlığın önemli sebeplerinden biri, üçüncü şahısların söz taşması yani koğuculuk yapmasıdır.

Allah Teâlâ; dedikodu yapan, laf taşıyan kimselere uyup onların ardında gitmeyi yasaklamıştır.

İnsanlar arasında laf taşıyanlar kabirde azap göreceklerdir.

Daha da kötüsü, cennete giremeyeceklerdir.

Cevap Yaz