Kalbim Temiz

Kalbim Temiz

“Şüphesiz ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” [Ankebut süresi, 45]
Yüce Rabbimiz, bize Namaz Kılmayı emrediyor.
Maalesef namazı İslâmiyetin şartı değil de, haftada bir yapılan ibadet olarak algıladık.
Maalesef, Namazı, dinin direği olduğunu unuttuk.
Güzel Kardeşim, istediğin kadar kalbini temiz tut, o temiz kalbin sana sonsuz hayatını kazandırmayabilir.
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) topukları şişene kadar namaz Kılardı.
Bizim (HÂŞÂ), Peygamber Efendimizden, (sallallâhu aleyhi ve sellem), daha mı, temiz bir kalbimiz var ki, namaz kılmıyoruz.
Güzel Kardeşim, Kur’an-ı Kerim’de (HÂŞÂ) kendinizi hazır hissettiğinizde namaza başlayın demiyor.
Buluğ çağına girer girmez namaz kılın, diye yetmişten fazla ayette emrediyor ve sen hala bütün dünyalık işlere hazırken, namaza hazır değilim diyorsun.
Söyler misin Güzel Kardeşim.
Seni namazdan alıkoyan şey nedir?
Namaz kılmıyorum,
Tesettürüm yok,
Haram ve Helale dikkat edemiyorum,
Ama kalbim gerçekten temiz, (Şeytanın vesvesesi.)
Güzel Kardeşim, kendini şeytanın vesveseleri ile kandırma.
Allah aşkına, hakkıyla namaz kılmadan, hakkıyla tesettürü sağlamadan,
Hakkıyla helal – haram ayrımı yapmadan,
Kalbinin temizliği, Allah’a (CelleCelalühu) karşı seni sâlih kul yapabilir mi?
Niye anlamıyorsun da, namaz kılmak için, tesettür sağla-mak için ve asıl önemlisi haramlardan kaçmak için gayret göstermiyorsun?
Yoksa dünyaya gelme amacını bilmiyor musun?
İSTERSENİZ HATIRLATALIM:
“Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım” [ZÂRİYÂT-56]
Güzel Kardeşlerim, ayet ortada neden direniyoruz, Allah’ın (CelleCelalühu) emirlerini yerine getirmemek için?

Bu yolun sonunun seni olumsuzluğa götüreceğini belki de cehennem gibi bir zalimin eline düşüreceği korkusu seni korkutmuyor mu?
Bu kadar mı cesaretlisin?
Yapma Güzel Kardeşim, bu kadar kendine eziyet etme.
Bedeninin gıdası olan namazı küçük görme. “Kalbim temiz” gibi, bir takım, sana zarar veren bahanelerin arkasına saklanma.

“Birtakım insanlar ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Al-lah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak oldu-ğu bir günden korkarlar.” [Nur.37]

Ebû Hüreyre radıyallahuanh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir şey noksan çıkar-sa, Azîz ve Celîl olan Rabb’i:
– Kulumun nafile namazları var mı, bakınız? der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir.” [Tirmizî]
Bu Hadis-i Şerif bizleri özellikle namaz kılmayan güzel kardeşlerimizi korkutması gerek değil mi? Kalbim temiz diyerek namaz kılmayan, tesettüre girmeyen kardeşlerimize bir örnekle konuyu anlamalarını sağlayalım. Şöyle Düşünelim:
Önümüzde bizim en çok sevdiğimiz bir yemek var, tabi ki de yanında çatal – kaşık hazır.
Doğal olarak biz o yemeğin lezzetini almak ve karnımızı doyurmak istiyoruz.
Peki, güzel insanlar sadece kalbimizin temizliğini gerekçe kullanarak, yemeğin lezzetini alıp karnımızı doyurmaya çalışalım. Sonuç, maalesef hüsran. Biz, hani karnımızı o çok sevdiğimiz yemek ile doyuracaktık?
Sonuçta aç kaldık. Bu işte terslik var. Oysa benim kalbim temizdi.
Anlatmak istediğimiz kalbimizin temiz olması, dinimizin feyzini bize kazandırmaz.
Ruhumuzun gıdasını vermemiz lazım, namaz ile.
Ruhumuzun sadakasını vermemiz lazım, Tesettür İle. (Bay – Bayan)
Ama maalesef ruhun gıdası “MÜZİK“ olmuş, çağdaşlığın simgesi olarak.
Oysa Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), diyor ki;
“Ümmetimden öyle kavimler gelecek ki, bunlar zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, çalgı çalıp eğlenmeyi helal ve mübah sayacaklar.” (Buhari, Eşribe, 6)
Lütfen kendimize gelelim.
Ama dikkat edelim, özellikle namaz kılan ve tesettürlü kardeşlerim.
Namazımızı, tesettürümüzü ve yapabildiğimiz diğer ibadetlerimizi sadece Allah (cellecelalühu) rızası için yapabilmek, yani, riyakârlık karıştırmamak gerekir.
Mahşer Gününde Yüce Rabbimiz (CelleCelalühu) bize, kimin rızası için ibadet yapmış isen ondan ecrini bekle diyecektir, bunu göze alabilecek miyiz?

Yani, namazını ve tesettürünü; (birisine yaranmak için değil, tamamen Allah (CelleCelalühu) için.)
Özellikle tesettür giyen kardeşlerim,
Önce vicdanınıza sorun ben bu tesettürümü Allah rızası için mi (doğrusu) sağlıyorum.
Yoksa birileri bana, Müslüman kız desin diye mi ya da birilerin dikkatini çekmek için mi giyiniyorum? Bacılarımızın tesettüre girmeden önce şu Hadis-i Şerifi iyice anlamaları gerekiyor.

“Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir.”

Başka bir rivayette; “Onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar.” ilavesi vardır. [Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440]

Değerli Bacılarım, dikkat edelim bir âlime ya da en önemlisi, Kur’an’a başvurmadan, Allah’ın (CelleCelalühu) bu emrini yerine getirmeyelim.
İşte günümüzün en büyük problemi;

Bütün gereksiz işlere vaktimiz var, vakti verene vaktimiz yok! .

“ Ey Müslümanlar!
“ Benim kalbim temiz, namaz kılmama ne gerek var,”
Diyenler var. Kalbi temiz olan namaz kılmadan duramaz.
Kalbi temiz olanın kalbi İslâm kabiliyeti ile dolu olur. “

[Mahmud Efendi Hz. (KuddîseSirruhû)]

Cevap Yaz