Kadın Erkek İlişkisi

Biliyorsunuz;

Allah Teala Öncelikle Erkek kardeşlerimizin tesettürünü bildirmiş daha sonra da Bacılarımıza Nasıl giyinmesi gerektiğini ve nasıl davranması gerektiğini bildirmiştir.

Mü’min erkeklere söyle, gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını (apışlarını) korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Muhakkak Allah, bütün yaptıklarından haberdardır. ( Nur Süresi, 30 )

 Erkeklere, Bacılarımızı Emanet etmesinden ileri gelen bu Ayet Allah’ın Bacılarımıza gösterdiği değeri gösteririr.

Allah-u Teala Erkek kardeşlerimizin önünü bu Ayet ile kestikten sonra bacılarımıza emir olarak             

 Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar; görünmesi zaruri olanların dışında zinetlerini açmasınlar ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar; zinetlerini, kocalarından veya babalarından yahut kayınbabalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut kardeşlerinden yahut kardeş oğullarından yahut kız kardeş oğullarından yahut kendi kadınlarından yahut sahibi bulundukları cariyelerden veya uyuntu (şehvetten yoksun) erkek hizmetçilerden veya henüz kadınların şehvet uyarıcı taraflarından habersiz çocuklardan başkasına göstermesinler; gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü’minler, hepiniz Allah’a tevbe edin ki, mutluluğu bulabilesiniz. [ Nur Süresi, 31 ]

Harama bakmamakla yükümlü erkek kardeşlerimizin bu desteğini de bacılarımıza indirilen tesettür emri tamamlaması lazım.

 “Sizden birinizin başına iğne ile dürtülmesi, kendisi için helâl olmayan bir kadına dokunmaktan daha hayırlıdır”(Taberâni , Mucemu’l Kebir, 20 / 212) hadisi sahihtir.(bkz. Heysemi, Mecmuuz Zevaid, 4/326; Munziri, et-Tergib ve’t-Terhib, 3/39; Albani, Sahihul Cami, h. no: 5045)

Buharide nakledilen şu hadis de bu rivayeti desteklemektedir. Hz. Âişe Validemiz (r.anha) şöyle nakletmektedir: “Resulullahın (a.s.m.) mübarek eli hiçbir yabancı kadının eline kesinlikle değmedi.” (Buharî, Ahkâm, 49)

İşte kadın – erkek ilişkisindeki son noktayı Resulullah (a.s.m.)  koyuyor zaten.

Ama maalesef hem tesettür ayetine uymayıp hem de kendilerine mahrem olan karşı cins ile beraberce toplulukta bulunmaktan hiç endişe duymayan insanlara dönüştük.

kadınların yüksek sesle konuşmalarını, seslerini uzatmalarını, yumuşatmalarını ve aruza göre okumalarını câiz görmüyoruz. Çünkü bunlarda erkekleri kendilerine meylettirmek ve şehvetlerini harekete getirmek vardır. Kadının ezan okuması bundan dolayı câiz olmamıştır.”
“Kadının sesi avrettir. Onun Kur’ânı kadından öğrenmesi daha makbuldür. Bundan dolayıdır ki Peygamber (asm); “Tesbih erkeklere, el çarpmak ise kadınlara mahsustur.” buyurmuştur. Erkeğin onun sesini işitmesi doğru değildir.” (Nevâzil)
“Nakledildiğine göre, Arap kadınları erkeklerle konuşurlarken seslerini inceltip yumuşatırlardı. Genellikle cilveli konuşmaya meraklı idiler. “Sizler de onlar gibi sesinizi inceltip yumuşatarak cilveli bir şekilde konuşmayınız.” (Kurtubî el-Camî)

“Özellikle kocalarınızla gayet cilve ve işve ile konuşabilirsiniz. Onlara güzel görünmek için istediğiniz nezaketi yapabilirsiniz; lakin yabancı erkeklerle konuşurken ciddi, kaba ve kısık sesle konuşunuz.”(İbn-u Kesir)
Çünkü kadınlara karşı zaafiyeti olan, onların konuşmalarından anlam çıkartabilen ahlaksız kimseler, sizlerin nezaketini kötüye yorumlamak suretiyle hakkınızda fenalıklar düşünebilirler. Bu sebeple fitneye alet olmayınız. (Kur’ân-ı Kerim’de Adab-ı Muaşeret)
“…Gizlemekte oldukları ziynetleri bilinsin diye ayaklarını (yere) vurmasınlar! Ey mü’minler! Hep birlikte Allah’a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur, 31)
Bir çok fıkıh alimi bu ayet hakkında; “Ayaklarının sesini duyurmaları haram olursa, kendi sesleri öncelikle haram olur.” demişlerdir.
Hanefiler ise; Kadının ayağını yere vururken çıkardığı ses değil, dikkatleri üzerine çekmesi ve fitneye sebep olması haramdır. Namazda ve hacda sesini yükseltmesinin haram olması da aynı şekilde izah edilir demişlerdir. (Hanımlara Özel İlmihal)

Bundan dolayı kadının karşı cinse biraz ağır davranması gerekmektedir…

Bacılarımızı Allah ( c.c ) özel olarak değer verdiği için onu kocasına emanet ederek tüm yetkiyi kendisine vermiştir.

 Bacılarımızın zaruri durum olmadıkça ( Alış – veriş, hastalık hali, v.b ) dışarı çıkmalarını asla uygun karşılanmamıştır. Bir kadın kocası yanında cenneti kazanır unutmayın…

SAYGILARIMLA

Emrah Yılmaz

www.cennetdiyari.com