Hendek Gazvesi

Hicri 3. yılda vuku bulmuş olan uhud gazvesinin ardından müminlerin müşriklerle hicri 4. yılda karşı karşıya geldikleri gazvedir.

Medine’de bulunan Müslümanları kuşatmak amacıyla harekete geçen müşrik topluluğun Kur’an-ı Kerim’de ” Ahzab ” olarak anılması sebebiyle bu gazve, ahzab gazvesi olarak da anılmaktadır.

Gazvenin temel sebebi hem Müslümanların hem de müşriklerin Suriye ticaret yoluna hakimiyet sağlama arzusudur. Söz konusu ticaret yolunun hayati önemi sebebiyle müşrikler bölgede bulunan bir çok kabile ile ittifak kurdular. Buna rağmen düşman müttefikin hazırlıklarına dair Peygamber efendimiz’in ( sallallahu aleyhi ve sellem ) vahiy yoluyla bilgilendirilmesi gerekli tedbirlerin alınıp hazırlıkların yapılmasını sağladığından bu şer ittifakının bütün planları bozuldu.

Selmân-ı Fârisi’nin ( radıyallahu anh ) tecrübesine dayanan teklifine bağlı olarak kazanılan hendekler, gazvenin galibiyetle neticelenmesi konusunda önemli bir etken oldu. Peygamber efendimiz ( sallallahu aleyhi ve sellem ) hendeklerin kazılmasında bizzat çalışmıştır.

 Hem Allah o kafirleri elleri hiçbir hayra ermeksizin öfkeleriyle defetti. Ve bu şekilde Allah müminlere savaş hakkında yetiverdi. Allah çok güçlüdür, üstündür. ( Ahzab, 25 ) ayet-i kerimesinden de anlaşıldığı üzere gazve Allah-u Teâlâ’nın müminlere açık yardımı sayesinde kazanılmıştır.

Zorlu geçen savaş önemli sahabilerin şehâdetiyle de olsa Müslümanların galibiyetiyle neticelendirilmiştir. Bu gazve müşriklerin Medine’ye karşı saldırı girişimlerinin sona ermesi acısından önem taşımaktadır. Bu gazveden sonra müminler artık yalnızca savunmada kalmamış hücum taktiğini benimsemişlerdir.

Cevap Yaz