HADİSLERİ YAŞAYARAK ÖĞRETMEK


Bir alim “Her kim kendisine sığınanın umudunu keserse Allah-u Teâlâ da onun umduğunu keser” hadisinin manasını sorup anlamak için, zamanında bulunan bir veliyi ziyarete gitti. Huzuruna girince o zatın eliyle bir köpeğe yemek yedirdiğini gördü ve selam verdi. O zat selamım aldı fakat evvelce yaptığı gibi o alim zata ayağa kalkmadı. Köpek ekmeği tamamen yedikten soma o veli kalkarak o alime: “Hoş geldin, özür dilerim, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Her kim kendisine sığınanın umudunu keserse Allah-u Teala da onun umduğunu keser” buyurduğu için ayağa kalkamadım. Çünkü o köpek benim onu yedireceğimden ümitlendiği için ümidini kesmekten korktum” dedi. Bu sözleri duyan o alim, hadis-i şerifin manasıyla birlikte o zatm kerametini de gördüğünden dolayı daha fazla hayrete düştü.


İmam Buhârî gibi büyük hadis alimleri, rivayet ettiği hadisi hayatında tatbik etmeyen kimsenin sözüne güvenmez ve ondan hadis rivayet etmezlerdi. Bu sebep, neden Sahih Buhârî ve Sahih Müslîm kitaplarının Kur’an-ı Kerim’den sonraki en güvenilir kaynaklar olduklarını göz önüne sermektedir.

Cevap Yaz