Elli Dört Farzın Birincisi : Allah Teâlâ’yı Bilmek Ve İbadet Etmek.

Allah Teâlâ, bilinmeyi murad etmiş ve bunun üzerine mahlûkatı yaratmıştır. İnsan, mahlûkatın şereflisi olarak takdir edilmiş fakat bu üstünlük, İman ve Akıl nimetine sahip olup Allah Teâlâ’yı bilmeye bağlanmıştır.

Allah Teâlâ’yı bilmenin manası, insanların idrak seviyesine göre farklılık arz eder. Bu noktadaki hakiki bilme meziyeti marifet olarak tarif edilir ki; hakikat sırrına ermiş, seyr-i sülük mertebelerini aşmış sâlihlerin bilmesidir. Her bir mükellef için farz olan bilme işi ise, Allah Teâlâ’yı sıfatları ve mahlûkatı üzerinden tefekkürle tanımak ve mâbud olarak tasdik etmektir. Bunun göstergesi ise; Zikrullah ve İbadettir.

Allah Teâlâ zikir hususunda şöyle buyurmuştur.

Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin. ( Ahzab, 41 )

Ulema, zikrin ” Lisâni “ ve “Cinâni “ Yani; Dil ile Kalp ile olmak üzere iki çeşit olduğunu belirtmiştir. Bu taksimata göre Lisâni, İmanın göstergesi; Cinâni ziikir ise kemâlâta erişme vesilesidir.

Allah Teâlâ’yı bilme ve zikretme konusunda bütün manaları şu Ayet-i Kerime açıklamaktadır.

Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah’ın zikri ile yatışır. ( Ra’d, 28 )

Cevap Yaz