Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaatten Ayrılmamak

Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş, hidayeti bulmuş olurlar. Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. Ve O, işitendir, bilendir.” (Bakara Sûresi: 137)                      Âyet-i kerîme bizlere, Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ve ashâbınm îmân ettiği gibi îmân etmemizi emrediyor.

Bu durum, îtikad ve amel konusunda Ashâb’ın yolunun, Allah Teâlâ indindeki tek makbul yol olduğunu göstermektedir.
Bu yolda sabit kalma ve ayrılmama konusunda Rasûlullah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:


Muhakkak ki şeytan; koyunun kurdu gibi, insanın kurdudur. O kurt, sürüden ayrılan, sürüden uzaklaşan ve sürünün kenarında (bir ucunda) kalan koyunu kapar. Aman şubelere (fırka ve zümrelere) ayrılmaktan kaçınınız. Cemaate ve umûma
(doğru yolda toplanmış ehli sünnet cemaati toplumuna) sarılınız” (Ahmed İbnü Hanbel, el- Müsned)


Günümüzde, hiç olmadığı kadar, insanları Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat itikadından ayırmaya yönelik faaliyetler artmış durumda. İletişim araçlarının artması sebebiyle insanların bu tehlikelerle karşı karşıya kaldığı cepheler de ziyadeleşmiştir.

Bu desiseler karşısında son derece dikkatli olmak ve îtikadî konular başta olmak üzere, dine taalluk eden her konuda bu yola bağlı kalmak zorundayız. Ayaklarımızın hak yolda sabit kılınması ve son nefesimizi bu hal üzere verebilmek için duâ etmemiz lazımdır.

 

Cevap Yaz