Besmele’nin Önemi

Zamanın birinde dinine bağlı, eli teşbihli, ağzı dualı, ehli zikir bir hanım var­dı. Ağzı duaya ve zikre alışkın olduğu gibi» her işin başında da mutlaka “Besme­le” çekerdi. Besmelesiz hiçbir işe başlamaz ve buna çok dikkat ederdi. Fakat bu kadının kocası ise maalesef manevi hassasiyeti olmayan» ibadet konusunda gevşek bir adamdı. Hanımının bir şeyi alırken veya verirken besmele çekmesi­ne bir anlam veremez hatta bunu gereksiz görürdü. Öyle ki bazen bu duruma içerleyip “her zaman her işte ‘bismillah’ demenin ne gereği var?” diyerek kız­dığı olurdu. Ama hanımı buna hiç aldırış etmez» besmele çekmeden hiçbir iş yapmazdı. Bu duruma git gide bozulan gafil adam» hanımına bir oyun oynayıp onu mahcup etmeyi ve özellikle de her işin başında çektiği besmelenin bir işe yaramadığını güya hanımına ispat etmek için kendi kendine bir plan kurarak uygulamaya geçti. Daha önce hazırladığı bir kese altını hanımına vererek:

– ” Bunu al da sağlam bir yere sakla. Sakın kaybolmasın çünkü bu bize çok lazım olacak istediğim zaman bana verirsin ” diye sıkı sıkıya tembihledi.

Kadın her zamanki alışkanlığı üzere keseyi alırken yine ” Besmele “ çekerek aldı ve onu götürüp yine Besmeleyle sandığa koyup ağzını da bir güzel kapattı. Tabi fesat kocası gizlice hanımını takip ediyordu. Hanımı keseyi sandığa koyup oradan ayrıldıktan sonra» gidip o sandığı açtı ve keseyi oradan alarak götürüp

evin bahçesindeki su kuyusuna attı. Güya bir zaman sonra hanımına verdiği ke­seyi isteyecek, hanımı da sandığı açıp keseyi bulamayınca “besmelenin hiçbir faydası olmadığım, şayet faydası olsaydı kesenin kaybolmaması gerektiğini “ hanımına söyleyecekti. Böylece kendisinin bu konuda ne kadar haklı olduğunu hanımına ispat edecekti.

Bir zaman sonra yaptığı plan gereği hanımına; “kesenin çok lazım olduğunu ve hemen onu getirmesini” söyledi. Kadın hemen sandığın yanına gidip kapağı­nı açtı. Ve her zaman yaptığı gibi yine ” Besmele “ çekerek sandığın içine elini uzat­tı ve keseyi çıkarttı. Fakat kese su içinde. ıslak bir haldeydi. Kadıncağız bu ise son derece şaşırdı, hayret etti. Ne olmuştu da bu kese böylesineıslanmıştı. Acaba su buraya nereden girmişti?..

Mahcup bir tavırla keseyi kocasına uzatırken, diğer taraftan da kesenin ıs­lak olması hususunda kocasına vereceği cevabı düşünüyordu.

Kadın ıslak keseyi kocasına uzatınca, adam hanımından daha fazla şaşırdı ve hayretler içinde kaldı. Bu keseyi bizzat kendi elleriyle sandıktan çıkarıp bahçe­deki kuyuya atmamış mıydı? Öyleyse bu kese sandıktan nasıl çıkıyordu?..

Adam son derece mahcup oldu, üzüldü. Güya hanımına bir ders vermek için kurduğu bu tuzaktan dolayı çok pişman oldu. Ve bu olayı gözleriyle gördükten sonra hanımının ne kadar ihiâslı ve ibadetlerinde ne kadar samimi olduğunu çok iyi anladı. Yaptığı bu çirkin planını ve bunu ne sebeple, nasıl yaptığını hanı­mına anlattı. Ondan özür dileyip af etmesini ve kendisine de dua etmesin iste­di. Bundan böyle adam da artık her işinin başında ” Besmele “ çekiyor, Besmele­siz adım bile atmıyordu.

Efendimiz ( sallallahü aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Besmele ile başla­mayan her iş bereketsiz ve güdüktür.”

İnanarak ve itikad edilerek çekilen Besmele ile her iş kolaylaşır ve insan manevi bir yardım görür. Merhum Süleyman Çelebi’nin de dediği gibi:

Allah adın zikredelim evvela, vacip oldu cümle işte her kula Allah adın her kim ol evvel ana, her işi asan eder Allah ona.

Cevap Yaz