Allah’a Emanet Edilen Çocuk!

Bir gün müminlerin Halifesi Hazreti Ömer ( radıyallahu anh ), kendi eliyle fakirlere, yoksullara erzak dağıtıyordu. Bir adam elinde bir çocukla beraber geldi.

Hazreti Ömer ( radıyallahu anh ) adama:

  • Fe sübhanallah! Bu çocuğun sana benzediği kadar birbirine benzeyen iki insan ilk defa görüyorum, buyurdu. Yanında çocukla beraber gelen adam:
  • Ya Emirel-Mü’minin! Bu çocuğun acayip şaşılacak halleri Benim bir yolculuğa gitmem gerekiyordu. Sefere gittiğim zaman hanımım bu çocuğuma hamileydi, ben sefere giderken hanımım bana:
  • Beni bu halde nasıl bırakıp gidiyorsun, dedi. Benîm de mutlaka gitmem lazımdı. Karnındaki yavrumuzu: “Allah’a emanet ediyorum.” deyip gittim. Seferden döndüğümde hanı­mım ölmüştü, cenazesine yetişemedim. Dünya gözüyle hanı­mımı bir daha göremedim. Çok üzüldüm, ağladım, gözyaşı döktüm. Bir gece komşularla oturmuş konuşurken, karşımız­daki mezarlığımızda bir ateş gördüm.
  • Bu ateş nedir? diye komşulara Komşular:
  • Bu ateş, senin hanımının kabrinden çıkıyor, biz onu her gece görüyoruz, dediler. Ben hayretler içinde:
  • Fe sübhanaiiah! Benim hanımım namaz kılan, oruç tutan, müslümanliğın şartlarını yerine getiren dindar bir in­sandı. Bu ateş nedir? diye merak edip gittim. Kabri açtım, bir de gördüm ki, bir lamba yanıyordu, lamba ışığında bir çocuk oturuyordu. Tam o sırada bir ses işittim:
  • Çocuğu bize ısmarlayıp emanet etmiştin. Şimdi sana veriyoruz, dedi. Ben de şaşkınlık içinde:
  • Ah ne olurdu çocuğumun annesi de hayatta olsaydı, O zaman aynı ses:
  • Eğer annesini de bize ısmarlasaydın, onu da çocuk gibi sana sağ salim teslim eder, geri verirdik, dedi.

Cevap Yaz